İnsan merakını tahrik eden en önemli efsanelerden biri olan Atlantis’in izine Atlas Okyanusu’nda rastlandığı iddialarına önemli bir katkı da Türkiye’den geldi. Elektronik mühendisi Timur Somay, Google Ocean adlı programla, Atlas ve Büyük Okyanus’ta üç çarpıcı şekil bulduğunu iddia etti.
MERAKLI bir İnternet kullanıcısının geçtiğimiz günlerde, ’Google Ocean’ adlı programla deniz tabanı taraması yaparken, Atlas Okyanusu’nun dibinde rastladığı düzgün şekilleri kayıp kent Atlantis ile ilişkilendirmesi üzerine başlayan tartışmalara Türkiye’den bir yenisi eklendi.
Muğla Türk Telekom Müdür Yardımcısı elektronik mühendisi Timur Somay, uzaydan çekilmiş uydu görüntüleri sayesinde, İnternet ortamında deniz tabanı taraması imkánı sağlayan programla, ikisi Büyük Okyanus, biri de Atlas Okyanusu olmak üzere, üç ayrı noktada bir mühür gibi basılı şekilde ’DT 8/818’ yazısı tespit ettiğini açıkladı. Her birinin eni 30 kilometre, uzunluğu da 130 kilometre olan şekillerin sonradan eklenmiş olamayacağını savunan Somay, şunları söyledi:
"Gördüklerim kesinlikle birer yüzey şekli. Bunlar ya Tanrı’nın dünyayı yaratırken bastığı mühür ya da dünya dışı varlıkların yaptığı bir şifreleme. Yaklaşık 4 bin 500 metre derinlikteki üç coğrafi şekil de 120 derecelik açılarla 360 dereceyi tamamlıyor. Birinci şekil Panama Kanalı’nın yedi bin kilometre batısında. İkinci şekil Güney Amerika’nın iki bin kilometre doğusunda. Üçüncü şekil ise Singapur’un 1000 kilometre batısında yer alıyor. Bunu Google’un yapmış olması mümkün değil. Bu bir bilgisayar yazısı değil, kesinlikle programla ilgili değil. Kim yaptıysa bu şekilleri 120 derecelik açıyla hazırlanmış. Uydu görüntüleri incelenmeli ve denizin dibinde araştırma yapılmalı. Çok heyecan verici bir durum var ortada."
21 Nisan 2009 Salı
ATLANTİS İLE İLGİLİ YENİ HABER
İRMİK HELVASI
Malzemeler:
-1 su bardağı irmik
-1su bardağı şeker
-1,5 su bardağı su ya da süt
-Ufak bir avuç çam fıstığı
-150 gr. tereyağ
-1 paket vanilya
Yapılışı:Tencereye irmik ve yağı koyduktan sonra,irmik pembeleşene kadar kavuruyoruz.Sonra fıstıkları ekleyip,biraz da o şekilde kavuruyoruz ve üzerine şekerini ekliyoruz.Şekeri ve irmiği iyice karıştırdıktan sonra,üzerine süt ya da suyu ekliyoruz.Süt (veya su) sıcak ya da soğuk olabilir.İçine vanilyasını ekleyip,çok katılaşmadan,suyunu biraz çekince,kapağını kapatıp ocaktan alıyoruz.Servis yaparken üzerini süslemesi size kalmış.Afiyet olsun...
6 Nisan 2009 Pazartesi
TURMALİN VE FAYDALARI
Pozitif ve negatif kutuplara sahip, elektriksel özellikleriyle çok değişik ve olağandışı bir taştır. Çeşitli renklerde ve karışık renk biçimlerinde bulunan cinsleri vardır.
Mücevher ve süs eşyası yapımında çokça tercih edilen bir taştır.
-Endokrin (hormon) sisteminin dengelenmesine yardımcı olur ve uyku verir.
-Beden-zihin ikilisini kuvvetlendirici özelliğinin yanı sıra duyarlılık ve anlayışı da arttırır.
-Konsantrasyon ve sezgisel güçleri arttırır.
LAL TAŞI VE FAYDALARI
Dairesel veya oval biçimli bir taştır. Lal'in erkek türü koyu kırmızı, dişi türü ise açık kırmızıdır. Cinsel enerjiyi ve duyarlılığı artırdığı, cinsel dengesizliğe karşı koruma taşı olarak bilindiğinden bazı yerlerde Tutkuların Taşı olarak da bilinir. Latince adı Garanatumdan gelen Lal taşı, Garnet ya da Granat olarak da adlandırılır.
-Kalp şeklinde yapılmış tılsım Laller, eşleri ve sevgilileri cezbetmeye yaradıkları gibi, yatak ve yastık altına konulduğunda kötü rüyaları ve gecenin kötü ruhlarını kovar.
-Bedeni kuvvetlendirir, temizler, canlandırır.
-Bilhassa kan damarları için çok yararlı bir taş olan Lal, hayal gücünü harekete geçirir, sevgi ve şefkati sembolize eder.
LAPİS LAZULİ VE FAYDALARI
Doğadaki taşların arasında saf olmayan taşlardan biri olan Lapis Lazuli, lazurit ve diğer mavi minerallerin bileşimidir. Bütün buna rağmen o dünyanın en değerli taşlarından biri olma özelliklerinden bir şey kaybetmez. Çok eski medeniyetlerce de bilinen Lapis Lazuli, bir zamanlar Mısır Kralı Tutankamonun mezarını süslerdi. Bu taş her zaman mavidir, ancak rengin yoğunluğu çıkarıldıkları bölgelere göre farklılıklar gösterir. Gece Taşı ya da Gerçek Taşı olarak da adlandırılan Lapis Lazuli, renginden dolayı göklerin sembolü olarak kabul edilir. İsim anlamı da "Göklerin Taşı" anlamını içermektedir.Faydaları:
-Küçük çocukları korkularından ve solunum yolu hastalıklarından uzak tuttuğu için çocuk taşı da denir.
-İskeleti kuvvetlendirir, tiroid bezlerini harekete geçirir.
- Tansiyon ve kaygıyı azaltıcı, canlandırıcı etkisi vardır.
-Zihinsel açıklık ve aydınlanma için kullanılır.
-Yaratıcı ifade, fiziksel yetenekler ve iletişim yeteneğini kuvvetlendirir.
-Terazi, yay ve balık burçlarının taşı olarak bilinir.
2 Nisan 2009 Perşembe
BURÇLARA GÖRE OKUNACAK ESMA-İ HÜSNA

KOÇ:El Cebbar,El Kahhar,El Fettah,El Muhdi El Muktedir
BOĞA:El Metin,El Kaadir,El Muahhir,El Ganiyy,Es Sabur,El Hakk
İKİZLER:Es Semi,Eş Şehid,El Mukaddim,El Basir
YENGEÇ:Er Rahim,El Habir,El Hafiz,El Veli
ASLAN:El Mütekebbir,El Azim,El Muhyi,En Nur
BAŞAK:Er Rakib,El Hakim,El Muhsi,El Kayyum
TERAZİ:El Adl,El Latif,El Halim,El Vedud,El Muksit
AKREP:El Bais,El Muid,El Mümit,El Varis
YAY:El Kerim,El Ganiy,El Mugni,El Basit
OĞLAK:Ed Darr,El Mani,El Kaabid,El Muahhir
KOVA:El Alim,El Muhsi,Ed Darr,El Mukaddim
BALIK:El Habir,El Batın,En Nafi
ENDER SARAÇ-RUHSAL GELİŞİM VE KADER
27 Mart 2009 Cuma
24 Şubat 2009 Salı
ONİKS TAŞININ FAYDALARI
Oniks Taşının Fiziksel Etkileri :
1)Cinsel dürtüleri azaltır.
2)Konsantrasyonu sağlar.
Oniks Taşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Duyulan kaygılara karşı etkilidir. Gelecek kaygısını yokeder.
2)Kadın-erkek kutuplaşmasını dengeler ve ilişkileri kuvvetlendirir.
3)Kişiyi, ihtiyaç duyduğu her konuda enerjisiyle destekler.
4)Kontrol ve denge sağlar. Kişinin bağımlılıklarından kurtulmasına yardım eder.
5)Nazara karşı kullanılır.
OLTU TAŞININ FAYDALARI
Oltu Taşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Negatif enerjiyi toplar. Bu nedenle eskiden nazarlık olarak kullanılırdı.
2)Stresi alır.
HEMATİTİN FAYDALARI
Hematit Taşının Fiziksel Etkileri :
1)Bel soğukluğuna karşı etkilidir.
2)Dalağın düzgün çalışmasını sağlar.
3)Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır.
4)Mafsal romatizmalarına karşı faydalıdır.
5)Saçların daha gür çıkmasını sağlar.
Hematit Taşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Hafızayı kuvvetlendirir.
2)Karar verme güçlüğü çeken kişilere iyi gelir.
3)Stresi azaltır, enerji ve canlılık verir.
TOPAZIN FAYDALARI
Topazın Fiziksel Etkileri :
-Zihin karışıklığı ya da kan dolaşımı bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan uykusuzluk problemlerinde, boyun bölgesinde kullanılan topaz; zihni sakinleştirir, bedeni gevşetir ve böylece onu kullanan kişinin gün sonunda dinlendirici bir uykuyla uyuyabilmesini sağlar.
Topazın Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Şeffaf topaz (Beyaz Topaz), ruhsal bakımdan gelişmeye yardımcı olur. Bilinmeyene karşı kişiyi yüreklendirir.
2)Turuncu renkteki topazlar (Imperial Topaz); cesaret, neşe ve hoşnutluk duygularını kuvvetlendirir.
22 Şubat 2009 Pazar
ESMA-ÜL HÜSNA ,HER DERDE DEVA
Akademisyenler ve doktorlar bu konuda hemfikir. Mesela sabırsız biri 'Ya Sabır' çekerek sabırlı olmayı başarabilir. Peki hangi ismi, günde kaç kez ve hangi halimiz için zikretmemiz gerekir? Zaman'dan Dilek Güray konunun uzmanlarına sordu...
Her ismin kainatta bir karşılığı var
Prof. Dr. Abdulaziz Hatip (Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi): Bazı müfessirlere göre "Âdem'e öğretilen isimler" de Esmâ-i Hüsnâ'dır. Yani bu mübarek isimlerin her biri kâinattaki bir fennin, bir ilim dalının hakikat ve temelini teşkil eder. Meselâ, hukuk ve adalet ilmi Adl ismine, iktisat ilmi Rezzak ismine dayanır. Böylece Hz. Adem'e, bütün ilmî ve fennî kemâlât, inkişaf ve terakkilerin özü, çekirdeği ve yeteneği tevdi edilmiştir. Adem neslinin geliştirdiği bütün maddî ve kevnî terakkiler, bu ilk öğretimin güzel meyveleridir. Meleklere karşı insan nev'i olarak bize üstünlük kazandıran da budur.
Genç ve diri kalmak için El-Hayy...
Dr. Ender Saraç (Ayurveda uzmanı): Dünya gezegeninde her şey sonuçta bu 99 ismin tecellisidir. İnsanlarda bu esmaların tecellilerini farklı şekillerde görüyoruz. İnsanlar kendi üzerlerinde hangi esmaların tecellilerini görmek istiyorlarsa onu vird edinebilirler. Ama bazı esmalar kokteyl halinde zikredilebilir. Bu da sinerjik bir etki bırakır. Mesela 'Er-Rahman Er-Rahim, Ya Fettah Ya Rezzak beraber çekilebilir. Bir de benim çok sevdiğim bir anti ageng esması var. El-Hayy... Genç ve diri kalmak için çekilebilir.
21 Şubat 2009 Cumartesi
KAYIP KITA ATLANTİS
Eflatun, Atlantis'le ilgili ilk yazdığı eseri Timea (Timaios) ve daha sonra MÖ.345 yılında "Kritias"ı yazdığı zaman kaynak olarak M.Ö.7. yy'da yaşamış atası politikacı Solon'u gösteriyordu. Solon M.Ö 590'da Mısır'a gitmiş ve Mısırlı rahiplerden kadim bilgiler edinmişti. Bu bilgiler Atlantis'de yaşam şeklinin yanı sıra Mısır Uygarlığı'nın köklerinin Atlantis'e dayalı olduğuna ilişkindi. Bu büyük ada ülke Solon'un anlatımlarına göre, Solon'un doğumundan 9 bin sene önce çok güçlü bir krallıktı ve buradan gelen işgalci kabileler, Akdeniz kıyısındaki tüm ülkelere yayılmışlardı.Ve Solon rahiplerden birşey daha öğrenmişti; uzun yıllar boyu Mısır'ın batı ülkeleriyle bağlantısının kesilmiş olduğunu. Bunun nedeni Atlantis'in deprem ve su taşkınları sonucu batmasının ardından, Atlantik Okyanusu'nun, Atlantis'in varolduğu kabul edilen bölgesinde, denizin bir çamur ve yosun tabakasıyla geçit vermez oluşuydu.
Bu durum başka tarihçiler tarafından da anlatılır. Rusya'da St. Petersburg Müzesi'nde bulunan ve bilinen en eski papirüslerden olan bir papirüste ise, İkinci Hanedan Firavunlarından Set'in, onlara bilgeliği getiren atalarının, anavatanlarını araştırmak üzere bir araştırma grubunu Atlantik Okyanusu'na gönderdiği yazılıdır.
Jeolojik kanıtlar ise, Kuzey Atlantik Okyanusu'nun dibi ya da yatağının biçimidir. Buradaki veriler "bölgesel çökmeye" işaret etmektedir. Bugünkü teknolojiyle Kuzey Atlantik bölgesinde Atlantis'in haritası da çıkarılmıstır. Jeolojik olarak da kabul edilen diğer kanıtlar ise söyle siralanabilir: Amazon Denizi'nin yok olusu, Missisippi Vadisi'nin kurumasi, St. Lawrence Vadisi'nin kuruması, Florida'nın ortaya çıkışı, Kuzey Amerika Atlantik kıyı hattının genel olarak genişlemesi… Bunların hepsi de büyük bir kütlenin denize batması ve batma nedeniyle deniz dibinde oluşan büyük çukura,çevre suların dolmasını kanıtlar niteliktedir. Ayrıca jeologlar, Brest ile A.B.D.'nin kuzeyi arasındaki alanda 15 bin yıl öncesine ait açık havada katılaşmış olan lav parçaları keşfetmişlerdir.
Peki Atlantis nasıl bir uygarlıktı?Atlantis, Atlantik Okyanusu'nun ortasında bulunan kocaman bir ada idi. Atlantis'in batısında Kuzey ve Orta Amerika, doğusunda ise Avrupa ve Kuzeybatı Afrika yer alıyordu. Yüzölçümü bugünkü, Avrupa ve Rusya'nın birleşik yüz ölçümlerine eşitti. Poseidon, Atlantis'in kurucusuydu. Atlantisliler, babaları olduğunu kabul ettikleri Poseidon için bir tapınak yapmışlardı. Her beş ve her altı yılda bir insanlar burada toplanır ve boğalar kurban ederek tapınağın sütünlarına işlenmiş kutsal yazılara riayet için yemin ederlerdi. İnsanları; kültüre, bilime, sanata oldukça düşkündüler. Kibar insanlardı. Atlantis'te çoğunluk kızıl ırktaydı. Yönetim şekli ise, sosyalist eğilimli bir monarşiydi. Toplumda din adamlarının sayısı hayli fazlaydı. Din adamları, o devrin en bilgili kadın ve erkekleriydiler. Atlantis'in doğal kaynakları sanki sınırsızdı. Kıymetli madenler çıkarılıyor, kokulu bitkilerden kokulu özler damıtılıyordu. Köprü ve kanal aği, ülkenin çeşitli bölgelerini birleştiriyordu. Kıtanın altında bulunan taş ocaklarından çıkarılan beyaz, siyah ve kırmızı taşlar, evlerin ve sair yapıların yapımında kullanılıyordu. Her bir araziyi çevreleyen duvarlar yapıyorlar, bu dış duvarları bakırla kaplarken, şehri tahkim eden iç duvarları orsalk, orta duvarları ise kalayla kaplıyorlardı. Merkezi adada kurulu şehirde saraylar, mabetler ve halka ait diğer binalar kurulmuştu. Merkezde altın bir duvarla kuşatılmış bir mabed bulunuyordu. Bu mabed, Kleyto ile Poseydon'a adanmıştı… Bahçe ve koruluklarda sıcak su kaynakları akıyordu. Çeşitli tanrılara adanmış birçok mabet, insan ve hayvanlar için arenalar, hamamlar ve bir hipodrom vardı. Pek büyük limanlardan kalkan gemiler, Dünya'nın her yerine gidiyordu. Bölge halkının nüfusu o kadar yoğundu ki her yerde sesleri işitiliyordu. Merkezi şehrin etrafında, sarp yükseklik ve güzelliklerinden dolayı ünlü dağların koruduğu çok geniş bir ova uzanıyordu. Ovada senede iki kez hasat yapılıyordu.Ayrıca bu insanlar,kişisel olarak da kendilerini çok geliştirmişlerdi.Duvarlardan geçebiliyor,görünmez olabiliyorlardı vs… Bu büyük imparatorluk, Helen Devletleri'ne en kudretli ve şanlı oldukları bir devirde hücum etti. Ve böylece bilgelik ve biat yolundan saptı. Ölçüsüz alanlara sahip olan Atlantis kralları, tüm Dünya'yı zapt etmek azmindeydiler.Tanrı, işte o zaman bir vakitler erdemli olan bu soyun bahtsızlığını fark ederek, onların aklını başına getirmek, onları uslandırmak için cezalandırmaya karar verdi.Ve bir tufanla adayı yerle bir etti. Atlantis batışından önce üç kez tufana uğramıştır. Bu tufanlar günümüzden; 50 bin, 28 bin ve10.600 yıl kadar önce gerçekleşmiştir.
Atlantis’te iç karışıklıklar da bu tufanlarda etkili olmuştur.Teknolojinin son derece geliştiği Atlantis’te,iki grup insan vardı.Bunlar,Tanrı’ya itaat eden,iyiliği benimseyen ve ellerindeki teknolojiyi iyi amaçlar için kullanmaya çalışan Bir’in oğulları ve teknolojiyi kötüye kullanarak dünyayı istila etmeye çalışan,Tanrı’ya itaat etmeyen Belia oğulları idi.Bir rivayete göre;Belia oğullarının şerrinden kaçan bir grup iyi insan(Bir’in oğulları),Himalaya’lara giderek orada yeraltında bir uygarlık kurmuşlardır.Tufandan sonra ki medeniyetlerin temelini atanlar da bunlardır.Tabii tufandan kurtulan Belia oğulları ise güçlerini kötüye kullanmaya devam etmişlerdir(Halada etmektedirler).Günümüzde bahsedilen Agarta(Bir’in oğulları) ve Şambala(Belia oğulları)nın kökeni de buraya dayanmaktadır.
Atlantis ile ilgili muammalardan biri de,geliştirdikleri rivayet edilen çok güçlü kristallerdir. Bunlar ruhani ve siyasi gücün mistik simgeleri miydiler? Yoksa bilinmeyen teknolojilerin ve psişik tesirlerin yüklendiği mineral aküler miydiler? Bunlar hâlâ okyanusun bilinmeyen derinliklerinde o batık kıtanın yıkıntıları arasında mı bulunmaktalar? Ya da afetten kurtulanlar tarafından yeni kıtalara mi taşındılar?
İki gün önce uydular tarafından yeri belirlenen Atlantis’in araştırılması sırasında bakalım nelerle karşılaşılacak.Dünya tarihi ve insanoğlu bundan ne kadar etkilenecek,bu da merak konusu.Tabii bu tarihten dersler çıkarmak lazım.Günümüz teknolojisinin aynı şekilde kötüye yönelik kullanımı durdurulmazsa,herhalde aynı akibet bizi de bekliyordur.Ama her şey bizim elimizde…
20 Şubat 2009 Cuma
KEHRİBARIN FAYDALARI
Kehribarın Fiziksel Etkileri :
1)Ağrıyan yerlere koyulduğunda ağrıları hafifletir. Kullanılan kehribarın, ağrıyan yerin büyüklüğü kadar olması etkisini güçlendirir.
2)Soğuk algınlığı, astım, guatr, bronşit ve alerji tedavisi için boyun bölgesinde kullanılır.
3)Boğaz enfeksiyonlarını ve tiroidi tedavide diğer taşlardan üstündür.
4)Sol elde oynandığında bedenin elektiriğini toplar. Elektrik yükünü azalttığı için depresyona karşı da faydalıdır.
Kehribarın Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Günlük olağan yaşantınızla, zihinsel ve ruhsal gelişiminiz arasındaki dengenin kurulmasını sağlar.
2)Para getiren bir taş olduğu düşünülür ve bu amaçla kasalara koyulur.
3)Takıntılara karşı iyi gelir.
4)Yaşamın bir yük olduğunu düşündüğünüz ve sorumluluklar altında ezildiğinizi hissettiğiniz anlarda, şifa yüklü enerjisiyle sizi canlandırır.
5)Yaşamın güzel yanlarını farketmenizi ve böylece içinizin neşeyle dolmasını sağlar
TURKUAZIN FAYDALARI
Turkuazın Fiziksel Etkileri :
1)Sindirim sorunları için; kemer tokası, bileklik ya da yüzük olarak kullanılabilir.
2)Tansiyonu düzenler ve kalp hastalıklarına iyi gelir.
3)Kemik erimesine karşı etkilidir.
Turkuazın Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Cinsel cazibeyi ve kadınlık özelliklerini artırır.
2)Kaygıyı teskin eder.
3)Kederli insanların kederlerini gidermede, ya da bir olayın şokunu yaşayan kişileri o halden kurtarmada faydalıdır. Onlara, bu durumdaki kişilerin ihtiyacı olan huzur duygusunu verir.
Kendisini taşıyan kişilerin iyileştirici güçlerini artırır ve bilgeliklerini artırmalarına yardımcı olur.
4)Nazara karşı etkilidir.
5)Takı olarak, hergün kullanılabilecek bir taştır. Özellikle gümüş içine gömüldüğünde etkisi artar ve dengeyi sağlar.
KAYIP KITA ATLANTİS BULUNDU!
Dr. Rainer Kuehne’ye göre Atlantis, İspanya’nın güney kıyılarında, MÖ 800 ila MÖ 500 yılları arasında sular altında kalmış bir bölgede bulunuyor. Dr. Kuehne, Cadiz kenti yakınlarında, Marisma de Hinojos olarak bilinen bölgedeki bataklığa ait fotoğrafların, çamurun içinde, dikdörtgen şeklinde iki yapı ile bu yapıları çevreleyen çemberleri gösterdiğini kaydetti.
Uydu fotoğraflarında, Atlantis'e ait olduğu belirtilen tapınak kalıntıları görülüyor. Dr. Kuehne, bu iki dikdörtgen yapının, “deniz tanrısı Poseidon’a adanan gümüş tapınak ile Platon’un Critias diyaloglarında değindiği, Cleito ile Poseidon’a adanmış altın tapınak olduğuna inandığını” söyledi. Fotoğraflara göre, adayla çemberlerin yüzölçümünün, Eflatun’un tanımından daha büyük olduğunu belirten Dr. Kuehne, “Platon’un, adanın büyüklüğünü yanlış hesaplamış olabileceğini” belirtti.
‘BİR GECEDE SULARA GÖMÜLDÜ...’
Tarihte ilk kez Platon’un Timea diyaloglarında sözü geçen Atlantis efsanesine kaynak olarak Atinalı gezgin Solon gösteriliyor. Platon, Solon’un kayıp kıta ilgili bilgileri, Mısırlı rahiplerin 9 bin yıllık tarihsel belgelerine dayanarak aktardığını kaydeder. Buna göre Platon, Atlantis ülkesinin, “Herakles Sütunları’nın ötesinde (bugünkü Cebelitarık Boğazı’nın batısı), Libya’dan daha büyük bir ülke” olduğunu yazar. Timea diyaloglarında, “Atlantis ordularının tüm Batı Avrupa ile Libya’yı ezip geçtiği, ama Atinalıların gösterdiği direnç karşısında gerilemek zorunda kaldığı ve şiddetli bir deprem sonunda da MÖ 9600’de, aniden bir gece içinde sular altında kaldığı” anlatılır.
ANTİK İSPANYOL KAVMİ OLARAK ALANTİS
Platon’un Atlantis’i bakır ve diğer metaller açısından gelişmiş bir kültür olarak tanımladığını anımsatan Dr. Kuehne, bugünkü Sierra Morena bölgesinin de bakır zengini olduğunun altını çiziyor. Platon’un aktardığı tarihler ve tanımlar, Atlantis’in İspanya’da demir Çağı’nda hüküm süren Tartessos halkı olabileceğini gösteriyor. Daha önce, 20. yüzyılın başında da Atlantis’in Tartessos kavmi olabileceği öne sürülmüştü.
19 Şubat 2009 Perşembe
KAPLANGÖZÜ TAŞININ FAYDALARI
Kaplangözü Taşının Fiziksel Etkileri :
1)Astım hastaları için faydaları vardır.
2)Sindirim sistemi bozuklukları, dalak ve pankreas için faydalı etkileri vardır.
Kaplangözü Taşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Cesareti artırır ve hayatınızın bir amaçtan yoksun olduğunu düşündüğünüz anlarda size amacınızı hatırlatır.
2)Duygulara hitap eden bir taş olduğundan dolayı sevgililer arasında rağbet gören bir hediyedir. Eğer birisiyle ilişkiniz varsa kaplangözü; ilişkide bulunduğunuz insanla aranızda telepatik bir bağ kurmanızı sağlayabilir. Yüzük ya da kolye olarak kullanabilir, ya da cebinizde taşıyabilirsiniz.
3)Duygusal bakımdan dengeleyicidir ve inatçılığı azaltır. Kişinin olayları daha net algılayabilmesini sağlar.
4)Güç ve cesaret taşı olan kaplangözü; dayanıklılığınızı artırır ve engellere rağmen ilerleme isteği verir.
5)Hayatınızda değişiklikler yapmayı düşünüyorsanız ihtiyacınız olan taş kaplangözü taşıdır.
6)İnsanların iyi taraflarını görmenizi sağlayarak hayat yolunda mutlulukla ilerlemenizi sağlar.
7)Kâbus gören çocuklar için faydalıdır.
8)Kaplangözünün nazardan koruduğuna inanılır ve eskiden bu amaçla kullanılırdı.
9)Kendisini taşıyan kişilerin diğerlerine karşı daha az bağımlı olmasını sağlar.
10)Pürüzsüz yüzeyini okşayarak dertlerinizi ve endişelerinizi hafifletebilirsiniz.
AYTAŞININ FAYDALARI
Aytaşının Fiziksel Etkileri :
1)Kadınların aylık periyotlarının düzenli olmasını sağlar. Özellikle cinsel organların korunmasında etkisi vardır.
2)Kramplara, bacak ağrılarına ve sırt ağrılarına iyi gelir.
3)Oburluğa karşı etkilidir.Az yemeyi sağlar.
Aytaşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri:
1)Aşırı tepki verdiğiniz ve endişeli olduğunuz durumlarda aytaşı sizi dengeler ve diğer insanların hislerine karşı duyarlı olmanızı sağlar.
2)Aytaşı, kişinin duygusal gerilimden kurtulmasına ve duygularını kabullenmesine yardımcı olur.
3)Duygusal dengeyi sağlar ve egoya karşı iyi gelir.
4)İnsanlarla aranızdaki şefkat ve sempati duygularını karşılıklı olarak artırır ve kendisini taşıyan kişiye sempati kazandırır.
5)Rüyaların daha net hatırlanmasını sağlar.
6)Sezgileri ve iletişimi kuvvetlendirir.
7)Yıldızı düşük olanların taşıdır. Nazara karşı etkilidir.
AMETİST TAŞININ FAYDALARI
Ametist Taşının Fiziksel Etkileri :
1)Cilt hastalıklarına karşı etkilidir.
2)Göz hastalıklarına, alerjiye, migren ve diğer baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.
3)Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı; bedendeki fazla elektrik yükünü toplayarak beyin gücünü yükseltir.
Ametist Taşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri:
1)Bulunduğu çevredeki olumsuz enerjileri temizleyip dönüştürür. Sadece odanın herhangi bir yerinde durması bile olumsuz enerjileri toplayıp pozitif enerjiye dönüştürmesi için yeterlidir.
2)Depresyona karşı faydalıdır.
3)Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu insan üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır. Sürekli üzerinizde taşıyabileceğiniz bir taştır. Yaydığı enerji her zaman size fayda sağlar ve olumsuzluklardan korur. Özellikle düşman tavırlı insanların arasında bulunacağınız zamanlarda bu taşı üzerinizde bulundurmaya gayret edin. Böylece sadece pozitif enerji alacağınızdan emin olabilirsiniz.
4)Enerjisi huzur vericidir. Yaydığı enerji doğrudan sinir sistemini etkiler. Fazla çalışmaktan ve stresten kaynaklanan zihinsel yorgunluğu giderir. Enerjisinin odaklandığı kişide uyum ve denge oluşturur. Ancak ciddi bir kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu enerjiyle uyuşamayarak, onu rahatsız edici bulabilir.
5)Kişiye iç huzuru vererek karar verme yeteneğini güçlendirir.
6)Kişiyi rahatsız eden takınaklı düşünceleri uzaklaştırıcı ve yatıştırıcı bir etkiye sahiptir. Koyu mor ya da çok açık renkli, özellikle de berrak olan ametistler en güçlü enerjiye sahip olan ametistlerdir.
7)Pembe kuvars ile birlikte kullanıldığında aklı güçlendirdiği ve kalbi koruduğu söylenir.
8)Uykusuzluk çekenlere iyi gelir. Eğer uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız; ametisti yatmadan önce bir süre elinizde tutun ve sonra yastığınızın altına koyarak yatın. Sorununuzun nasıl düzeldiğini göreceksiniz. Uyku sorunlarına iyi geldiği gibi kâbus görmeyi de engeller.
Taşınızı toplayacağı negatif enerjilerden arındırmak için; ilk iki hafta kullanımda her gün suyun altında tutarak temizleyin. Daha sonra standart temizleme yöntemiyle kullanmaya devam edebilirsiniz (Yaklaşık 2-3 haftada bir suyun altında tutulur)
AKİK TAŞININ FAYDALARI

Peygamber Efendimiz (sav) tarafından da takılan ve takılması tavsiye edilen akik taşının faydaları:
Akik Taşının Fiziksel Etkileri :
1)Bedenin gerginlik olan kısımlarına sıcaklık hissi verir ve gerginliği azaltır. Ağrıları gidermek için kullanılabilir.
2)Cilt hastalıklarına karşı etkilidir. Damarları kuvvetlendirir.
3)Güçlü ve erkeksi bir enerjiye sahip olan akik, cinsel organlar ve cinsel güç için faydalıdır.
4)Hamilelikte hem anne hem de bebeğin sağlığı için faydalıdır ve bu süreç içerisinde kullanılması özellikle önerilir.
5)Kemik ve diş yapısının korunmasında faydalıdır.
6)Mavi renkli olan diğer taşlar gibi, mavi tonlarında olan akikler de akiğin diğer türlerinden farklı olarak boğaz çakrasında etkilidir ve boğaz ile ilgili sorunlarda kullanılabilir.
Akik Taşının Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri :
1)Canlılık veren enerjisiyle, kendinizi sıkıntılı ve kötü hissettiğiniz anlarda olayların iyi yönünü de görmenizi sağlar. İnsanların olumsuzluklarından kolayca etkileniyorsanız akik size iyi gelecektir.
2)Dünyevi başarıyı simgeleyen akik, negatif enerjiye karşı koruma sağlar ve tükenmiş olan cesareti canlandırır. İşadamlarının bu taşı, özellikle belin altında (cepte veya yüzük olarak olabilir) taşımaları faydalı olacaktır. Özellikle yüzük olarak kullanıldığında, kişinin kendisine güvenini artırır.
3)Kendisini taşıyan kişiye güç, keyif ve iyimserlik hissi verir. Ceplerinde bu taşı taşıyan çocukları olumsuz duygulardan ve münakaşalardan uzak tutar.
4)Kırmızımsı turuncu renkteki akikler fiziksel canlılığı artırarak tembelliği giderir. Yaşanılan ana yoğunlaşma isteğini güçlendirir.
5)Mavi dantelli akik taşı; sosyal ortamlarda gereksinim duyulan serinkanlılık ve özgüven duygularını güçlendirir. Konuya yoğunlaşmaya ve konuşmaya yardımcı olur. Sinir bozukluklarını yatıştırır ve topluluk önünde yapılacak konuşmalarda duyulan heyecanı giderir.
6)Mavi renkli olan akikler nazara karşı etkilidir. Ayrıca; sadece rengiyle bile kişinin içini ferahlatan mavi akik, konuşma güçlüğü çekenler için faydalıdır.
Yosunlu akik, insanın içini koşulsuz sevgi ile doldurur ve kişinin ruhsal gelişimine yardımcı olur.

















